İçerik Resmi
Kitabe Okumaları
Ahmet Said KÜTGÜL 01 Haziran 2026

Şeyh Kutb Bekrî Mezar Kitabesi (H. 1238)

Lâ mevcûde illâ Hû

Sâhib-i kerâmâtü’d-diniyyeti ve’l-ledünniyye

Câmi‘-i kemâlâtü’l-Mevleviyye ve’n-Nakşibendiyye

Huccetü’s-sülûk ve’l-‘irşâd behcetü’l-aktâb

Ve’l-evtâdü’l-merhûm el-mebrûr eş-Şeyh ‘Alî

Behcet Efendi kaddese sirruhu’l-celî

Rûh-ı şerîfi içün rızâen li’llâhi’l-Fâtiha

Oku ey Fâtiha-hân hâtime-i târîhin

Göçdü da‘vetine dîdâra Cenâb-ı Behcet

7 Cemâziye’l-evvel sene 1238

Mustafa Nûrî


KELİMELER:

Lâ mevcûde illâ Hû: O’ndan başka mevcut yoktur

sâhib-i kerâmâtü’d-diniyyeti ve’l-ledünniyye: dinî ve ledünnî kerametler sahibi

câmi‘-i kemâlâtü’l-Mevleviyye ve’n-Nakşibendiyye: Mevlevîlik ve Nakşibendîliğin kemâllerini kendinde toplamış

huccetü’s-sülûk ve’l-‘irşâd: seyr ü sülûk ve irşadın hücceti, delili

behcetü’l-aktâb ve’l-evtâd: kutupların ve evtâdın neşesi, sevinci

el-merhûm: rahmetli

el-mebrûr: hayırla yâd edilen, makbul

kaddese sirruhu’l-celî: Allah yüce sırrını mukaddes kılsın

rızâen li’llâhi’l-Fâtiha: Allah rızası için Fâtiha

oku ey Fâtiha-hân: ey Fâtiha okuyan kişi, oku

hâtime-i târîh: tarih manzumesinin son mısrası

göçdü da‘vetine dîdâra: cemâlini görme davetine göçtü

Cenâb-ı Behcet: Behcet Hazretleri



Ravza-i Mutahhara Ziyaret Kitabesi

Ol Resûl-i Müctebâ hem rahmeten li’l-‘âlemîn

Bende medfûndur deyu eflâke fahr eyler zemîn

Ravzasın idüp ziyâret didi Cibrîl-i Emîn

Hâzâ Cennet-i ‘Adn fedhulûhâ hâlidîn

*

KELİMELER:

Resûl: Allah’ın elçisi, Hz. Muhammed (sav)

Müctebâ: Seçilmiş, seçkin kılınmış.

Rahmeten li’l-‘âlemîn: “Âlemlere rahmet olarak”; Kur’ânî ifade, Hz. Peygamber için kullanılır.

Medfûn: Defnedilmiş, gömülü.

Deyu: Diyerek.

Eflâk: Gökler, semâlar.

Fahr: Övünç, iftihar.

Zemîn: Yeryüzü, toprak.

Ravza: Türbe, kabir; özellikle Hz. Peygamber’in kabri için kullanılan saygı ifadesi.

Ziyâret: Mukaddes makamı ziyaret etme.

Cibrîl-i Emîn: Güvenilir Cebrâil; vahiy meleği Cebrâil.

Hâzâ: İşte bu

Cennet-i ‘Adn: Ebedî ikamet cenneti.

Fedhulûhâ: Ona giriniz.

Hâlidîn: Ebedî kalanlar, sonsuza dek kalacak olanlar.



Çelebi Mustafa Reşîd Efendi Mezar Kitabesi (H. 1234)

Hüve’l-Hallâku’l-Bâkî

Kudemâ-yı erkân-ı Devlet-i ‘Aliyye’den

Bi’d-defe‘ât kethüdâ-yı Sadr-ı ‘Âlî

ve Şıkk-ı Evvel defterdârı ve Re’îsü’l-Küttâb

olub Tophâne-i ‘Âmire nâzırı

iken vedâ‘-ı ‘âlem-i fânî iden

merhûm ve mağfûrun leh el-Hâc

Çelebi Mustafa Reşîd Efendi rûhı içün Fâtiha

Fî leyletü’l-hamîs 16 Rebî‘ü’l-âhir sene 1234

Rakamahu Mustafa Râkım Efendi gufira lehümâ

*

KELİMELER:

Hüve’l-Hallâku’l-Bâkî: Bâkî ve her şeyi yaratan O’dur (Allah) / kudemâ-yı erkân-ı Devlet-i ‘Aliyye: Osmanlı Devleti erkânının eski ileri gelenleri / bi’d-defe‘ât: birçok defa, defalarca / kethüdâ-yı Sadr-ı ‘Âlî: sadrazam kethüdası / Şıkk-ı Evvel defterdârı: birinci maliye defterdarı / Re’îsü’l-Küttâb: reisülküttap, dış işleri ve yazışmalardan sorumlu devlet görevlisi / Tophâne-i ‘Âmire nâzırı: Tophane-i Âmire nazırı, top dökümhaneleri ve askerî sanayi sorumlusu / vedâ‘-ı ‘âlem-i fânî: fani dünyadan ayrılma, ölme / merhûm: rahmetli / mağfûrun leh: bağışlanmış olması temenni edilen / el-Hâc: hacı / fî leyletü’l-hamîs: perşembe gecesinde / rakamahu: bunu yazdı / gufira lehümâ: Allah ikisini de bağışlasın