Archive

Tarihten Sayfalar

Gıcık Kadın Camii Eski bir yerleşim merkezi olan Ankara’nın Ulus semtinde küçüklü büyüklü pek çok cami var. Bunlardan birisi asıl adı “Gecik Mescidi” olan Gıcık Kadın Camii. Bu cami, Karapürçek'e bağlı Gecik köyünden Hacı İsmail kızı Hatice Gecik tarafından 1443 Devamı

Hüsn-i Hat Çalışmaları

Osmanlıca yazabilmek için harflerin yazılış ve birleşme şekillerini bilmek önemlidir. Oklara göre harf yazılışlarını farkedip kurşun kalemle altlarındaki harflerin üzerinden geçiniz. Boş alanlara da kendiniz bakarak yazınız.

Devamı

KELİMELERİN KÖKENLERİNE YOLCULUK

KELİMELERİN KÖKENLERİNE YOLCULUK Sevgili okurlar, sonbahardayız ve ekim ayındayız. Tohumların atıldığı, habbelerin toprakla buluştuğu bir aydayız. Önümüzdeki yılın bereketinin içinde saklandığı çekirdekleri toprağa ekme zamanındayız. Çiftçiler için hareketli olan bu ayda istedik ki ekimle alakalı bazı kelimelerin kökenlerine bir yolculuk Devamı

Kitabe okumaları

Kitabe okumaları Seyyid Muhammed Efendinin Mezar Taşı Merkez Efendi Camii Avlu Giriş Kapısı Üzeri Kitabesi

Devamı

ÇADIRI BAŞINA YIKMAK

ÇADIRI BAŞINA YIKMAK Osmanlı döneminden günümüze gelen ve son zamanlarda “damını başına yıkmak” olarak da kullanılan bir deyimdir “çadırı başına yıkmak”. Hükümdarlar, sefere çıktıklarında hareketlerinden ve hizmetlerinden hoşnut olmadıkları vezirlerini azletmek için kaldıkları çadırın direklerini söktürüp başlarına yıktırırlardı. چاديري باشنه  Devamı

EĞİTİM VE TÜRK DİLİ

EĞİTİM VE TÜRK DİLİ[1] Dilimize karşı gösterilen umumi kayıtsızlık, son zamanlarda kamuoyunu meşgul etmeye başlamıştır. Bazı gazetelerimizin konuyu ele alması, bu işi sevinilecek yegâne tarafını teşkil etmektedir. Gerçekten de Türk dilinin kullanımı bugün tam bir vehamet manzarası arz etmektedir. [1] Devamı

Çay Risalesi

Birinci Bab (Çay tabhının suret ve envaı beyanındadır) İşbu çayın tabh (pişirme) ve imali devaî (ilaç) ve şerbetî (içmelik) namlarıyla iki kısım olup aktar-ı âlemde (her yerde) daimü’l-icra (yaplagelen) olan tabh-ı şerbetî nevi olduğuna ve tabh-ı devaî ise kalilü’l-icra idüğüne

Devamı